TAYYİP BEY, NE ZAMAN, “OTORİTER BİR REJİM YOK” DESE, O ZAMAN “OTORİTER İŞLER” OLUYOR!

Evet, Tayyip Bey, ne zaman, “Türkiye’de otoriter bir rejim yok” dese ya da benzeri bir şey söylese, o zaman “otoriter işler” oluyor! Nitekim, İran dönüşü yaptığı açıklamada da, “Burada (Türkiye’de) totaliter bir rejim yok, otoriter bir rejim yok” dedi. (29 Mart 2012) Ama bu ifadesinden iki gün sonra bazı gazeteci ve yazarlar peş peşe işlerinden edildi.

Örneğin Hürriyet Gazetesi yazarlarından Hadi Uluengin, yazı günü olmasına karşın, 31 Mart 2012 günü köşesinde birkaç satırlık da olsa bir şey yazmadı.


Devamını oku »

AY CAN AZERBAYCAN

men sana kardaş diyerem

men sana yoldaş


Devamını oku »

“ÖZEL YETKİ” İLE; NE “İLERİ”, NE “LİBERAL”, NE DE “MUHAFAZAKÂR” DEMOKRAT OLUNUR!

Anayasa’nın 148. Maddesi’nde yapılan ve 12 Eylül 2010’daki halk oylamasında alınan yüzde 58 evet oyuyla -değişiklik yapılan diğer maddelerle birlikte- yürürlüğe giren “ek fıkra” ile, “Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı’nın da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan’da yargılanmaları” kararlaştırıldı.

Eskiden Yüce Divan’da yargılanmak bir sanık için ürkütücü gelirdi. Kamuoyu da Yüce Divan’da yargılanmasına karar verilen kişiye kuşkuyla, dahası “kuvvetle muhtemel suçlu” gözüyle bakardı. O yüzden Yüce Divan, yargılanmaktan kaçınılan bir yerdi. O kadar ki, Yüce Divan’a gönderilmek, sonunda yüzde yüz aklanacağını bilen bir sanık için dahi âdeta yıkım sayılırdı.


Devamını oku »

SEVDAMIN SAVAŞI

TÜM SEVENLER İÇİN

 -20’li yaş şiirlerinden-


Devamını oku »

“KENDİ”LERİ İÇİN BAŞKA, “ÖTEKİ”LER İÇİN BAŞKA!

“MİT Yasası’nın 26’ncı Maddesi, CMK’nın 250’nci Maddesi’ne göre özel hükümdür. Çünkü CMK genel bir kanun, MİT Kanunu özel bir kanun. Özel hüküm bulunan yerde genel hüküm uygulanmaz ve bu çerçevede 26’ncı Madde uygulanması lâzımken, ona göre izin alınması gerekirken bunun uygulanmaması yasaya aykırı bir durumdur. (…) Ama maalesef savcılık makamı farklı bir değerlendirme yaptı.” (11 Şubat 2012)

Bu sözler, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’a ait… Ve çok doğru…


Devamını oku »

TAYYİP BEY’İN BAŞI TRAMVAYLA DERTTE!

-BİR İNİP, BİR BİNİYOR!

Ne demişti Tayyip Bey?
- “Demokrasi tramvay gibidir. Hedefine varana kadar binersin, sonra inersin.”
Evet böyle demişti, yıllar önce…
E peki, hedefine vardı mı?
Hayır!.. Hızlandırılmış tren hızıyla gidiyor olmasına karşın daha tam varamadı…
Zaten kendisi de bunu çok biliyor… Onun için de kaza yapmaktan çekiniyor…
Fakat bir ara vardığını sanarak (ya da yoklama çekmek için), “Dindar nesil yetiştireceğiz!” deyiverdi…
Deyiverdi ama sonra, sözünü hemen tavzif etme gereksinmesini de duydu…
Ne yâni dedi; “Hem dindar, hem çağdaş olunamaz mı?..”
Ardından da kendisini eleştirenlere karşı köpürdükçe köpürdü!.. Zaten köpürmeden edemiyor!
Zira Tayyip Bey, hem “kavganın tarafı olmayacağız” derken, hem de aynı zamanda aynı gün aynı saatlerde ve aynı saniyelerde kavgayı bizzat çıkarabiliyor!..
Bu da ona özgü bir şey…
Neyse…


Devamını oku »

DİYANET VE İSLAM DIŞI TEHDİT

ÖZGÜR MUMCU, RADİKAL GAZETESİ, 30 OCAK 2012

“CUMHURİYET YENİDEN İNŞA EDİLİYOR”

SELCAN TAŞÇI, YENİÇAĞ GAZETESİ, 22 OCAK 2012

DEMEK Kİ BUNLAR BU İŞİ BECEREMİYOR!

AKP’liler anayasa ile yatıp anayasa ile kalkıyorlar.

“2012, Anayasa yılı olacak” diyorlar.


Devamını oku »

“CUMHURİYET YENİDEN İNŞA EDİLİYOR”!..

“Atatürk onun en değer verdiği varlıktı. Çocukluğu ile ilgili anıları ona sorulduğunda hep anlattığı, Atatürk Büyükada’ya geldiği zaman çocukluk arkadaşı Emin Adakan’la, Atatürk’ün elini tutma ya da elbisesine deyme yarışı yapmasıydı. Bir keresinde de bunu başarmıştı ve Atatürk’ün onun başını okşaması, onun hiçbir zaman unutamadığı en özel çocukluk anısıydı.

Bunun en güzel göstergesi evindeki salonun başköşesinde ve yeri hiçbir zaman değişmeyen Atatürk büstü idi. Hayatının yazılmasına izin verdiği kitabında, olmasını istediği ilk resim bu büst olmuştu dedemizin.


Devamını oku »